AI Başlık: Tottenham Ligde Kaldı Ama Stadyumda “ENIC İstifa” Sesleri Yükseliyor!
Öne Çıkan Kelime: Tottenham Premier Lig
Dev devasa stadyumda o eski “Glory, Glory” marşı yankılanıyordu yankılanmasına ama, Tottenham Hotspur İngiltere Premier Lig tarihinin en utanç verici küme düşme uçurumunun eşiğinden son anda döndü yahu! Ligin son haftasında, final gününde Everton karşısında alınan o çok kritik galibiyet, Spurs’e ligde kalmayı garantiledi ve komşusu West Ham United’ı Championship’e, yani bir alt lige postaladı arkadaş. Maç bitti, futbolcular ve taraftarlar nihayet uzun süre sonra ilk kez bir araya geldi, tek yürek oldu. Gelecek sezonda da en üst ligde mücadele edecek olmanın rahatlığı vardı herkeste ama sokağın sesi başka şeyi söylüyordu. Tribünlerde yavaş yavaş bir protesto dalgası yayıldı, taraftarlar dev bir pankart açtı. Pankartta aynen şu yazıyordu: “Başarı Sözü Verdiniz. Başarısızlık Getirdiniz. ENIC dışarı!” Adamlar haklı, bunca zamandır vasatlığa mahkum edilen taraftarlar tabi ki içini dökecekti. Ne de olsa bu galibiyet, Tottenham’ın bu berbat sezonda kendi evinde aldığı topu topu üçüncü lig galibiyetiydi. Düşünün, koskoca sezonda evinde sadece 3 maç kazanabilmiş bir takımdan bahsediyoruz… İnanır mısınız, bu maç belki de kulübün yakın tarihindeki en büyük, en ölüm kalım maçıydı.
İç Linkler: [Tottenham Premier Lig]
Oyuncuların maç bittikten sonraki o çılgın sevinci, o anlık patlama valla anlaşılabilir bir şey. Neticede ligde kalmışsın. Ama taraftarların tribünlerden “Ligde kalıyoruz” diye tezahürat yapmasını dinlerken, o futbolcuların yüzünün kızarması, utançtan yerin dibine girmesi gerekirdi normalde. Küme düşmeme mücadelesi veren, can çekişen takımların diline pelesenk olan bu sözlerin koca kulübün her bir koridorunda yankılanması lazım. Bak şimdi, tottenham High Road caddesindeki o kutlama yapan kalabalık evine dağılıp sokaklar boşaldığında, kulübün en tepesinden en aşağısına kadar çok büyük bir soruşturma, bir iç hesaplaşma başlamak zorunda. Takım ard arda ikinci kez ligi 17. sırada bitirmiş. Dile kolay, koskoca spurs iki sezondur üst üste lig onyedincisi oluyor! Eğer bu rezil kampanyada, bu berbat sezonda biraz erken uyanıp top oynasalardı, maçın sonundaki o yumruk sıkarak yapılan meydan okumalara hiç gerek kalmıyacaktı.
Spurs aslında defalarca uyarıldı, bu gidişatın kötü olduğu belliydi. Geçen sezon kazanılan Avrupa Ligi şampiyonluğu var ya, işte o başarı kulüpteki çatlakların üstünü bir nebze kapattı sanki. O şampiyonluğun ardından Ange Postecoglou’nun görevine son verilmişdi ama bu sezon başlar başlamaz o gizlenen bütün çatlaklar yeniden bir bir patlak verdi, her şey ortalık yere döküldü. Kulübün en üst düzey yöneticileri de maçı yerinde, stadyumda izliyordu. Ne olacaksa olsun diye oradaydılar. İcra kurulu başkanı Vinai Venkatesham protokolde en öndeydi, hemen arkasında da sportif direktör Johan Lange oturuyordu. Bu ikilinin bu çöküşteki payı çok büyük ve şimdi fena halde sorgulanacaklar. Özellikle de görevden alınan Thomas Frank’ın yerine, bu takıma hiç ama hiç uymayan Igor Tudor’u getirme kararları tam bir skandaldı yahu. Neymiş efendim, Frank zaten sekiz ay dayanabilmiş ve kovulmuştu. Yerine gelen Tudor ise sadece 44 gün kalabildi koltukta! Çıktığı 7 maçta tam 5 yenilgi aldı ve kapının önüne koyuldu adamcağız. Kulübü yöneten ENIC şirketine karşı taraftarın öfkesi tam da bu yüzden işte. Everton maçı bittikten sonra da protestolar durmadı, stadyum dışındaki sokaklarda taraftarlar sahiplere karşı bağırmaya devam etdi.
Neyse, devam… İşin aslı şu ki, bu yönetiminin bu sezon tek bir doğru hamlesi oldu. O da Roberto de Zerbi’yi sezon bitmeden, yangından mal kaçırır gibi acil durum planıyla takımın başına getirmekti. Spurs’ün hangi ligde kalacağını beklemeden, adamı apar topar ikna ettiler. De Zerbi de zaten kendisi itiraf ediyor, bu takımı ligde tutabilmek için teknik direktörlükten ziyade bir psikolog gibi çalışmak zorunda kalmış adam. Hak teslim etmek lazım, İtalyan hoca büyük iş başardı. Wolverhampton deplasmanındaki galibiyet, ardından Aston Villa deplasmanından çıkarılan üç puan ve en son bu sinir harbi şeklinde geçen Everton maçı takımı çizgiden geçirmeye yetti de arttı bile.
Bu gergin ve kutlamalı sonu stadyumda izleyen başkaları da vardı tabi. Spurs’ün sahibi olan aileyi temsilen Vivienne Lewis oradaydı, yanında da Londra merkezli yönetimle ana teması kuran damadı Nick Beucher vardı. Ayrıca icra kurulu başkanı olmayan başkan Peter Charrington ile operasyon ve finans başkanı Matthew Collecott da tribündeydi. Bu isimler muhtemelen oturdukları yerde Spurs’ün nasıl bu kadar küçüldüğünü, bütçelerin nasıl eridiğini ve gelecek sezon aynı felaketin nasıl önleneceğini hesaplamaya başlamışlardır bile. En azından tek tesellileri, Kuzey Londra’daki can düşmanları Arsenal’ın tam 22 yıl sonra ilk Premier Lig şampiyonluğunu ilan ettiği gün küme düşme acısını yaşamamak oldu. Düşünsenize, ezeli rakibin şampiyon oluyor, sen küme düşüyorsun… Neyse ki Arsenal’ın şampiyonluk partisi şehrin öbür ucunda, Crystal Palace deplasmanındaydı da göz görmedi, gönül katlandı.
Şimdilik De Zerbi’nin o sihirli dokunuşu ve diğer rakiplerin de beceriksizliği sayesinde Spurs paçayı kurtardı, hesap günü biraz ertelendi. Ama bu durum çok uzun sürmez, taraftarın şu geçici sevinci yakında yeniden büyük bir öfkeye dönüşecek, benden söylemesi. Yahu arkadaş, böyle muhteşem bir stadyuma sahip olan, arkasında böyle ateşli bir taraftar desteği bulunan ve o Avrupa Ligi zaferi sayesinde Şampiyonlar Ligi vizesi alıp kasasına yaklaşık 74 milyon sterlin koyan bir kulüp nasıl olur da Championship’in, yani ikinci ligin eşiğine kadar geriler? Cevap çok basit: Saha içinde ve saha dışında alınan berbat kararlar! Kötü teknik direktör tercihleri… Futbolcuların sahada ruh gibi gezmesi, dökülmesi… Bu sezon bazı maçlarda Spurs, motivasyonunu tamamen kaybetmiş bir başıboş sürüsüne benziyordu yalan yok. İşte tam da bu yüzden, maç bittiğinde oyuncuların o çılgınca yumruk şovları, abartılı sevinçleri bana biraz samimiyetsiz ve evet, utanç verici geldi.
Şimdi çalışma zamanı ama en azından takımın başında bu işi bilen De Zerbi var. İtalyan hoca durumun ne kadar vahim olduğunu hemen anladı ve maçtan sonra, “Şu an saat akşam 7 civarı. Akşam 8 veya 9 gibi gelecek sezon için çalışmaya başlayacağız” dedi bile. Adam çok mutlu, çok rahatlamış. De Zerbi sözlerine şöyle devam etdi: “Gelecek sezon üst, üst, üst düzey bir takım kurmak zorundayız. Kadrodaki çok fazla oyuncuyu değiştirmemize gerek yok ama takıma ilk seviye, yani birinci sınıf oyuncular katmalıyız.” Zaten hoca maçtan önce de sahaya çıkıp Spurs taraftarını coşturmuş, tribünleri ateşlemişti. Maç içinde de Everton’ın yedek oyuncusu Seamus Coleman ile saha kenarında çok sert, hararetli bir tartışmaya girdi. Joao Palhinha o hayat öpücüğü olan golü attığında ise hoca taraftarlarla öyle bir çılgınca sevindi ki, yedek kaleci Guglielmo Vicario adama resmen rugby oyuncusu gibi daldı, yere serdi sevinçten.
Aslında Spurs bu sezon sakatlıklardan da çok çekti, hakkını yemeyelim. Takımın oyun kurucu beyni James Maddison -ki bu maçta sonradan oyuna girdi- ve Dejan Kulusevski’nin ciddi sakatlıkları takımı çok bozdu. Ama bu durum sahada sergilenen o rezil futbolun bahanesi olamaz arkadaş, olamaz! Kaptan Cristian Romero ise neyse ki bu son maçı kaçırmayı aklından bile geçirmedi. Dizindeki sakatlığın ardından rehabilitasyon sürecinde olan oyuncunun normalde Arjantin’de kalıp, çocukluk kulübü Belgrano’nun Pazar günü River Plate ile oynayacağı Arjantin Primera Division Apertura finalini izlemesi bekleniyordu. Ama adam kalktı geldi. Peki Romero gelecek sezon Spurs’te kalacakmı? Ya da De Zerbi, Romero’nun defanstaki ortağı Micky van de ven’i takımda kalmaya ikna edebilecek mi? Van de Ven ise geleceğe umutla bakıyor, maç sonu dediki: “Gerçekten güveniyorum. Doğru menajer, doğru insanlar artık burada. İki yıl üst üste 17. olmak bizim için kesinlikle kabul edilemez.”
Spurs’ün aynı kabusu tekrar yaşamamak için kaybedecek tek bir saniyesi bile yok. Son düdükle birlikte tribünlerin alkışını toplayan De Zerbi, “Oyuncularımın performansından dolayı çok mutlu ve gururluyum. İyi insanlar ve top seviye oyuncular olduklarını gösterdiler. Belki de benim buradaki dönemimin en iyi maçını oynadık” diye konuştu. Hoca ayrıca rakibe de taş atmadan duramadı: “Everton’a karşı oynadık, başlarında David Moyes vardı ve belki de West Ham’ın ligde kalmasına yardım etmek istiyordu ama üzgünüm, bunu başaramadı.” Maçtan önce takım otobüsünü caddelerde karşılayan binlerce taraftarı da unutmadı İtalyan hoca, “Muhteşemlerdi. Sahada onları mutlu etmek ve bizimle gurur duymalarını sağlamak için savaşmak zorundaydık. Gelecekte bu ruhu daha fazla göstermeliyiz” dedi.
Tottenham taraftarları stadyum çevresindeki favori mekanlarına, barlarına dağılıp biraları yudumlarken, içeride ise çoktan o büyük sorgulama ve gelecek sezonun planları başlamışdı bile. Glory, Glory Tottenham Hotspur öyle mi? Yok kardeşim, bu sezon değil. Bu sezon burada zafer falan yok, sadece ucuz kurtuluş var… Bakalım gelecek sezon bizi neler bekliyor, hep beraber göreceğiz…
Etiketler: Tottenham Hotspur, Premier Lig, Roberto De Zerbi
İletişim ve Adres Bilgileri
Sıkça Sorulan Sorular
Kedi Sinekligi hangi pencere tipleriyle uyumludur?
Kedi Sinekligi kurulumu için ekstra ekipman veya aletlere ihtiyaç var mıdır?
Kedi Sinekligi nasıl monte edilir?
Cam balkon sistemleri hangi malzemelerden oluşur?
Kedi Sinekligi kurulumu zor mu?
İpucu: Kedi Sinekliği Montajı Nasıl Yapılmalı?
Kedi sinekliği montajı yaparken, dikkat etmeniz gereken bazı adımlar vardır. İlk olarak, sinekliği doğru ölçüde keserek pencerelerinize veya balkonunuza uygun hale getirin. Ardından, montaj için gerekli olan malzemeleri kullanarak sinekliği sabitleyin. Sinekliğin sağlam bir şekilde monte edilmesi, kedilerinizin güvenliği için önemlidir. Ayrıca, montaj sırasında sinekliğin düzgün bir şekilde yerleştirilmesine özen gösterin.
💰 Güncel Fiyat Listesi
| Menteşeli Sineklik | 600 ₺ 1.500 ₺ |
| Karavan Sineklik | 1000 ₺ 1.500 ₺ |
| Kapı Sinekligi | 400 ₺ 1.500 ₺ |
